Yönetim Kurulu Başkanı'nın Mesajı

Değerli Hissedarlarımız, Kıymetli İş Ortaklarımız ve Sevgili Çalışanlarımız;

Küreselleşme ülkeler arasındaki ticari olanakların artması, sınırların ortadan kalkması, sosyal ve kültürel alanlarda paylaşımın daha da yoğunlaşması ile dünyamızı nihayetinde geliştirmektedir. Sürekli güncellenen ulaşım ve iletişim araçları, internetin yaygınlaşması, konvansiyel medyanın yanında sosyal medyanın da güçleniyor olması, dünya vatandaşlarını gitgide birbirine yakınlaştırmaktadır. Bu dayanışma hem ekonomik hem de kültürel gelişimi beraberinde getirmekte fakat aynı zamanda herhangi bir kriz anında da yaşanılan olumsuzluğun etkilerinin tüm dünyada görülmesine sebebiyet vermektedir

Kibar Grubu olarak günümüzdeki gelişmeleri iyi izleyip, bu değişim sürecinde kurumsal değerlerimize bağlı kalarak, birlik ve beraberliğimizden aldığımız güç ile topluluğumuzu ve ülkemizi ileriye taşımak birincil hedeflerimizdir. Grubumuz; 7.500’ü aşkın çalışanımızla, metal, otomotiv, ambalaj, yapı malzemeleri, gayrimenkul, lojistik ve enerji alanlarında faaliyet gösteren 22 şirketimizle bu amaca hizmet vermek için girişimci, çağdaş ve yenilikçi yatırımlarına hızla devam etmektedir.

Bu dönem içerisinde güçlü yabancı ortaklıkları olan şirketlerimiz Türkiye'deki operasyonlarının gücünden ve küresel kapsamdaki tecrübelerinden yararlanarak mevcut operasyonlarını daha verimli hale getirmek ve çeşitlendirmek için çalışmaktadırlar. Diğer şirketlerimiz ise sektörlerine ilişkin potansiyel işbirliği ve satın alma fırsatlarını aktif bir şekilde takip etmektedirler. Grubumuzun tarihsel gelişiminin ayrılmaz bir parçası olan “yenilikçilik”, geleceğimize yön verecek ilkleri yaşatmaya devam edecektir.

Son yıllarda küresel arenada bazı global parametrelerin oluştuğu ve özellikle uluslararası ilişkilerde üç temel unsurun ekonomik ve politik gelişmeleri de beraberinde getireceği ifade ediliyor. ABD ile Avrupa Birliği arasındaki sürecin nasıl ilerleyeceği, Avrupa Birliği’nin kendi içerisindeki tutumu ve ABD ile Rusya arasındaki ilişkilerin hangi yönde ilerleyeceği. Bu tablo karşısında Türkiye’ye asıl ilgilendiren konu, ülkemizi bu ortamda nasıl konumlandıracağımız. Şunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki; Türkiye’nin özellikle son yıllara yaşadığı sorunlar, sadece bizleri değil, bölgenin geleceğini ve dünyayı da ilgilendirir niteliktedir. Türkiye ve müttefik ülkelerin geliştirecekleri yeni dış politik söylemlere ve yaklaşımlara ihtiyacımız var.

Küresel ekonomideki gelişmelere baktığımızda iyimser bir havanın mevcut olduğunu söyleyebiliriz. IMF’nin ‘Global Ekonominin Değişen Görünümü’ başlığıyla yayımladığı bir raporunda geçen yıl yüzde 3,1 büyüyen küresel ekonominin 2017 ve 2018’de gelişen ülkeler sayesinde ivme kazanacağı, buna karşın yeni ABD yönetiminin politikalarına ve global yansımalarına yönelik belirsizliğin ise tahminleri biraz da olsa zorlaştıracağı ifade ediliyor. Türkiye ekonomisi yaşadığı tüm güçlüklere rağmen dimdik ayakta duruyor.

Uluslararası araştırma şirketlerinin raporlarına göre; 2018 yılında dünya otomotiv üretiminin 2017 yılına göre yüzde 1,3 artışla yaklaşık 100 milyon adede ulaşacağı tahmin ediliyor. 2018 yılı Türk Otomotiv sektöründeki ihracat rakamlarının geçen yıl ile aynı seviyelerde yada biraz üzerinde gerçekleşmesini öngörüyorum.

Ülkemizin bir diğer önemli sektörünü ise demir çelik oluşturuyor. Otomotiv gibi yoğun metal girdisi olan sektörlerin büyüme eğiliminde olması, her ne kadar gelişmeleri de beraberinde getirmiş olsa da, demir çelik sektöründe yassı ürüne dönük kalite kaygısının fazla olması, yurtiçinde üreticilerin ithal aramalları tercih etmelerine neden oluyor. Buna karşılık önemli pazarlarımızdan biri olan ABD’nin Türk çelik ürünleri ithalatına uyguladığı vergiyi artırması, sektörün dış satışlarını baskı oltanı almıştır. Dünya genelinde birçok sektörde korumacı politikalar geliştiriliyor. Türkiye’nin de artık bu konuda adım atması şart. Özellikle demir çelik sektöründe yaşanan atıl kapasite sorun korumacı politikalar sayesinde ortadan kalkacaktır.

Kibar Grubu olarak, bizler gerek Türkiye gerekse de küresel arenada yaşanan bu gelişim ve dönüşüm süreçlerinde kurumsal yönetimin dinamik, iletişim kalitesini artıran, risklerin daha efektif yönetilmesini sağlayan, sermaye piyasaları ve markalaşma nezdinde güven ve saygınlık kazandıran özelliklerine büyük değer vermekteyiz. Bu doğrultuda, kurumsal yönetişimin temel unsurları olan sürdürülebilir, sorumlu, güvenilir, şeffaf ve adil bir yönetim anlayışı ile gelişimimize hızla devam etmekteyiz.

Kibar Grubu bugüne kadar her zaman, ülkesinde öncü ve örnek kuruluşlar arasında yerini almıştır. Hedefimiz amaçlarımız doğrultusunda azimli ve istikrarlı bir şekilde ilerlerken bu pozisyonumuzu ülkemiz yararına en iyi şekilde kullanmaktır. Bu yolculukta müşterilerimize, çalışanlarımıza, sektörlerimize, toplumumuza ve çevreye önümüzdeki dönemde de katma değer sağlamaya devam edeceğiz.

Değişik sosyal sorumluluk projeleri ve toplumun refahına yönelik faaliyetlerimiz sürdürülebilir gelecek için devreye alınmakta, daha çevreci, etkin ve yetkin fırsatlar üzerine çalışmalarımıza devam etmekteyiz.

Bir kez daha, Grubumuzu emek ve katkılarıyla yıllardır gururla bahsettiğimiz başarılara taşıyan müşterilerimize, iş ortaklarımıza, yöneticilerimize, çalışanlarımıza, bizlere destek veren tüm kurum, kuruluş ve idarelerine teşekkür etmeyi borç biliriz.

Sevgi ve Saygılarımla

Ali Kibar